Gaziantep’te 43 yıldır bakırcılık yapan Mustafa Üzümcü, mesleğinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu düşünüyor.
Uzun yıllar bu sanatı icra eden Üzümcü, özellikle çırak bulmanın giderek zorlaştığını ve gençlerin bu geleneği sürdürecek bilgi ve deneyime sahip olmadığını dile getiriyor.
Bakır işlemeciliğinin sadece el emeğiyle gerçekleştirilebilen, Antep’e özgü bir sanat olduğunu vurgulayan ustanın endişeleri, teknolojinin gelişimi ile birlikte artıyor.
Üzümcü, son yıllarda el yapımı ürünlere olan ilginin azaldığını gözlemliyor ve bu durumun mesleğin geleceğini tehdit ettiğini belirtiyor.
Genç neslin bakırcılığa olan ilgisinin ne denli azaldığını anlatırken, ustaların deneyimlerini aktaracak çırakların neredeyse kalmadığının altını çiziyor. Teknolojinin sunduğu kolaylıkların, geleneksel yöntemlerin yerini alması ihtimali onu endişelendiriyor.
Bakırcılık gibi bir geleneğin yok olmaması için çaba sarf etmek gerektiğine inanan Mustafa Üzümcü, mesleğin sadece el emeği ile yaşatılabileceğini savunuyor.
Geleneksel yöntemlerin korunması gerektiğini vurgularken, genç neslin bu el sanatına yönlendirilmesi için daha fazla teşvik ve destek verilmesi gerektiğini düşünüyor.
Gaziantep’in kültürel mirasının önemli bir parçası olan bakırcılığın yaşatılması için herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini ifade ediyor.
Üzümcü’nün kaygıları yalnızca kişisel değil; çevresindeki diğer ustalarla paylaştığı endişeler de var. Bakırcılığın sadece bir meslek değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi olduğunu belirtiyor.
Bu sanatın, aileleri ve nesilleri bir araya getiren bir iş olduğunu vurgulayan ustanın sözleri, mesleğin bağımsız bir sanat olarak varlığını koruması gerektiği mesajını taşıyor.
Sonuç olarak, Mustafa Üzümcü, bakırcılığın yaşatılması gereken bir miras olduğunu düşünüyor. Yılların deneyimiyle bu geleneği geleceğe taşımak için yeniden yapılanma ve genç neslin bu alanda eğitilmesi gerektiğine inanıyor.
Bakır ustası, hem Antep’in hem de Türkiye’nin kültürel zenginliklerinden biri olan bu geleneksel sanatı koruma konusunda umutlu.