Diyarbakır’ın Çermik ilçesinde, 9 Ağustos 2015 tarihinde bir mağarada cesedi yakılmış bir kadın bulundu. Gülizar Bingöl adıyla bilinen kadının cenazesi, kimsesizler mezarlığına defnedilmişti. O dönemde başlatılan soruşturma, yıllar sonra sonuç vermeye başladı.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma için özel bir ekip oluşturuldu. Bu ekip, İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ve Kriminal Şube Müdürlüğü ile Çermik İlçe Jandarma Komutanlığı’ndan oluşuyordu.
10 yıl sonra cinayetin aydınlatılması için yapılan çalışmalarda, şüpheli olarak tutuklanan Mehmet Biroğlu’nun, olaydan sonra cinayet mahalline tam 7 kez gittiği belirlendi. Bu sonuç, daraltılmış baz analizi ile ortaya kondu.
Üç yeminli bilirkişi tarafından hazırlanan raporda ise şüphelinin telefon sinyalleri üzerinden hareket ediliyordu. Raporda, Mehmet Biroğlu’nun 13 Temmuz 2015’te İzmir’den Diyarbakır’a geldiği ve cinayetin işlendiği bölgeye düzenli ziyaretler yaptığı kaydedildi.
Biroğlu’nun telefonunun, Gülizar Bingöl’ün kaybolduğu günlerle ilişkili olarak birçok kez aynı bölgeden sinyal verdiği bilgisi dikkat çekti.
29 Temmuz 2015’te, Gülizar Bingöl’ün ailesinin kayıp başvurusu yaptığı günlerde Biroğlu’nun telefonunun Elazığ’ın Maden ilçesinden sinyal verdiği belirlendi. Biroğlu, jandarma ve savcılıkta verdiği ifadesinde Gülizar ile bir gönül ilişkisi olmadığını savundu.
Ancak, Gülizar’ın kaybolduğu gün kendisiyle telefonda konuştuğunu, fakat buluşmadıklarını dile getirdi.
Gülizar Bingöl’ün eşi H.B., kaybolduğu gün Gülizar’ın Mehmet Biroğlu’nu aradığını ve ona hakaret ettiğini belirtti. Biroğlu’nun eski eşi F.A. ise, Gülizar’ın Mehmet’in aracına bindiğini ve hastaneye gittiğini, fakat aralarında nasıl bir ilişki olduğunu bilmediğini ifade etti.
Yine, şüpheli Mehmet Biroğlu’nun kaybolduğu gün evden çanta alıp çıktığını, fakat birkaç gün sonra geri döndüğünü aktardı.
Soruşturma dosyası, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ergani Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi. Kararda, Mehmet Biroğlu’nun Gülizar Bingöl’ü olay mahallinde etkisiz hale getirmeye çalıştığı ve cesedi daha sonra yakarak yok etmeye çalıştığı belirtilmişti.
Bu süreçte, cinayetin üzerinden 10 yıl geçmiş olmasına rağmen, Biroğlu’nun pişmanlık göstermediği, tasarlayarak cinayeti işlediği ifade edildi.
Gülizar Bingöl, 29 Temmuz 2015’te evinden ayrıldıktan sonra bir daha haber alınamamıştı. Ailesi, kayıp başvurusunda bulunduğunda, Biroğlu’nun adı sıkça geçmeye başladı.
Olayın aydınlatılması için kurulan özel ekip, uzun süren araştırmalar sonucunda Gülizar’ın cesedinin bulunduğu bölgeyi mercek altına aldı. Biroğlu, kayıp Gülizar ile sık sık telefonla görüştüğü için şüpheli konumuna geldi ve sonuç olarak gözaltına alındı.
Yeniden yapılan DNA incelemesi ile cesedin Gülizar Bingöl’e ait olduğu kesinleşti. Bu süreçte, Gülizar’ın kimsesizler mezarlığındaki kabrine ailesi, 10 yıl sonra ulaştı. İfade alma işlemleri ve delil toplama süreci, cinayet davasının seyrinde kritik bir rol oynamış oldu.
Gülizar Bingöl’ün davası, toplumda büyük bir yankı uyandırarak, uzun süre unutulmayacak bir olaya dönüştü.