28 Şubat’ta ABD ve İsrail tarafından başlatılan askeri operasyonlar, İran’ın misillemeleriyle birlikte altıncı gününe girdi.
Bölgedeki gerginlik her geçen gün artarken, Birleşmiş Milletler Mülteci Yüksek Komiserliği (UNHCR) şiddetin etkisiyle ortaya çıkan büyük nüfus hareketliliğine dair endişelerini dile getirdi.
UNHCR’nin raporuna göre, saldırıların ilk iki günü içerisinde yaklaşık 100 bin kişi Tahran’dan ayrılmak zorunda kaldı.
İran İstihbarat Bakanlığı, ülkenin batı sınırlarında ayrılıkçı gruplara karşı operasyonlar gerçekleştirdiklerini duyurdu. Bu operasyonlar sırasında, gruplara ait karakolların hedef alındığı ve ciddi kayıplar yaşandığı bildirildi.
Savaşın sadece fiziksel alanlarda değil, aynı zamanda siyasi ve sosyal dinamiklerde de etkilerini göstermesi bekleniyor.
İran Devrim Muhafızları Ordusu ise “Sadık Vaat 4” operasyonlarının 19’uncu dalgası kapsamında gerçekleştirdikleri bir saldırıda 1 tonluk Hürrem-4 füzelerini kullandıklarını açıkladı.
Bu füzelerin Tel Aviv’in merkezi, Ben Gurion Havalimanı ve İsrail Hava Kuvvetleri’nin 27’nci Filo üssünü hedef aldığı kaydedildi. Operasyonların her iki taraf için de kayıplara neden olduğu belirtildi.
Bölgedeki çatışmalar sürerken, uluslararası toplum taraflara itidal çağrısında bulunmaya devam ediyor. Tansiyonun yükseldiği bu günlerde, diplomasi trafiğinin artırılması gerektiği düşünülüyor.
Çatışmaların seyri ve tarafların attığı adımlar, ilerleyen günlerde bölgedeki durumun nasıl şekilleneceğine dair belirleyici olacak.